2025 Yılının Kelimesi “Dijital Vicdan” Seçildi

TDK’ye göre 2025’in kelimesi “dijital vicdan” oldu. Kavram, dijital çağda etik, sorumluluk ve insanî değerlerin önemini vurguluyor.

Teknoloji Çağında Etik ve Sorumluluk Vurgusu

Türk Dil Kurumu (TDK) tarafından, halkın katılımıyla yürütülen çalışma sonucunda 2025 yılının kelimesi “dijital vicdan” olarak belirlendi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla bu sonucu kamuoyuyla paylaştı. Seçim, dijital çağda bireylerin ve toplumların etik sorumluluklarına dair artan farkındalığı yansıtan güçlü bir kavram olarak dikkat çekti.

TDK’nin, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dilbilim Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (İLAUM) iş birliğiyle yürüttüğü “2025 Yılının Kelimesi/Kavramı” çalışması kapsamında, Değerlendirme Kurulu’nun belirlediği ve halktan gelen önerilerle şekillenen beş kavram oylamaya sunuldu. “Dijital vicdan, vicdani körlük, çorak, eylemsiz merhamet ve tek tipleşme” seçenekleri arasında yapılan oylamada, en fazla oyu dijital vicdan aldı.

Seçilen kavram, yalnızca bir kelime olmanın ötesinde, dijital dünyanın bireyler ve toplumlar üzerindeki etkilerine yönelik ahlaki ve vicdani bir duruşu ifade ediyor. Dijital vicdan; sosyal medya kullanımı, yapay zekâ uygulamaları, veri gizliliği, çevrim içi linç kültürü, dezenformasyon ve siber zorbalık gibi alanlarda etik farkındalıkla hareket etmeyi temsil ediyor. Bu kavram, teknolojinin sunduğu imkânlar kadar doğurduğu sorumlulukların da göz ardı edilmemesi gerektiğine işaret ediyor.

Uzmanlara göre dijital vicdan, bireylerin çevrim içi davranışlarında yalnızca yasal sınırları değil, insani değerleri ve toplumsal etkileri de gözetmesini ifade ediyor. Paylaşılan bir içeriğin, yazılan bir yorumun ya da kullanılan bir teknolojinin başkaları üzerindeki etkisini düşünmek, dijital vicdanın temel unsurları arasında yer alıyor. Bu yönüyle kavram, dijitalleşmenin hızlandığı bir dönemde etik pusula işlevi görüyor.

TDK’nin her yıl belirlediği “yılın kelimesi”, o yılın ruhunu ve toplumsal gündemini yansıtan sembolik bir anlam taşıyor. 2025 için “dijital vicdan”ın seçilmesi, teknolojik ilerlemenin insanî değerlerle dengelenmesi gerektiğine dair güçlü bir toplumsal mesaj olarak değerlendiriliyor.