Türkiye Suç Mağduriyeti Araştırması 2025

TÜİK 2025 verilerine göre Türkiye'de en yaygın suçlar taciz ve bilişim suçları olurken, taciz vakalarında bildirim oranları düşük kaldı.

​Türkiye İstatistik Kurumu tarafından paylaşılan Türkiye Suç Mağduriyeti Araştırması 2025 sonuçları, toplumun güvenlik algısı ve karşılaştığı suç türlerine dair çarpıcı bir tablo sunuyor. Yaklaşık 18 bin kişiyle yapılan yüz yüze görüşmeler, suçun artık fiziksel sokaklardan ziyade dijital mecralara ve sosyal etkileşimlere kaydığını kanıtlar nitelikte. Son bir yıl içinde en yaygın mağduriyet türü %4,6 ile cinsel olmayan taciz olurken, onu %3,5 ile bilişim suçları takip ediyor.

Bu veriler, siber güvenliğin ve kamusal alandaki sosyal huzurun modern toplumun en hassas karnı haline geldiğini gösteriyor. Özellikle araç hırsızlığında %81,3 gibi yüksek bir oranda resmi mercilere başvuru yapılırken, cinsel tacizde bildirim oranının %11 seviyesinde kalması, toplumsal baskı veya adalet sistemine duyulan güvenin suç türüne göre nasıl keskin bir şekilde değiştiğini ortaya koyuyor.

​Hanelerin güvenlik refleksleri ise daha çok fiziksel engellere odaklanmış durumda; öyle ki her 10 haneden 7’si kendini çelik kapı ile korumayı tercih ediyor. Ancak maddi kayıplara bakıldığında, hırsızlık vakalarının ötesinde dolandırıcılık suçlarında 100 bin TL ve üzeri yüksek meblağlı kayıpların yaşanması, suçluların yöntem değiştirdiğine işaret ediyor.

Bu noktada verileri analiz ederken eklemek gerekir ki; düşük bildirim oranları suçun gerçek yaygınlığının istatistiklere yansıyandan daha fazla olabileceğini göstermektedir. Özellikle rüşvet ve taciz gibi “sessiz kalınan” suçlarda toplumsal farkındalığın artırılması, suçla mücadelenin teknik önlemlerden daha hayati bir parçasıdır.

Türkiye, bir yandan geleneksel yöntemlerle evini korurken diğer yandan görünmez dijital tehditlerle ve raporlanamayan sosyal mağduriyetlerle mücadele ettiği hibrit bir güvenlik döneminden geçiyor.