Kültür; Bir milletin veya topluluğun tarihsel gelişimi süresince kazandığı maddi – manevi değerler ile , duygu – düşünce birlikteliği, yaşama biçimi ve ortaya çıkardığı sanat ürününün içeriğini belirleyen unsurlardır. En geniş anlamıyla bir milletin yaşam biçimidir. Sanat eserleri milletin kültürünü yansıtan en önemli unsurlardır. Geçmişten günümüze tüm kabile, uygarlık veya toplulukların kültürel değerlerini sanat eserlerinde görmekteyiz. Bu sanat eserleri o ulusların mimarisini, müziğini, resim sanatını, heykel sanatını ve diğer alanlardaki çalışmalarında en iyi biçimde yansıtmaktadır. Kültür ve sanat ayrılmaz bir bütündür. Topluma hitap etmeyen toplumu yansıtmayan sanat eserleri hiçbir zaman tutulmamıştır. Sanat ve toplum etkileşim halindedir.
Tarihi sosyal gelişme içerisinde meydana getirilen tüm maddi ve manevi değerler ve bu değerleri oluşturmada daha sonraki nesillere bırakmada kullanılan insanın doğal ve sosyal çevresine üstünlüğünün ölçüsünü gösteren araçların tamamına kültür adı verilir.
Asıl olarak kültür; bir milletin asırlar boyu meydana getirdiği genel ahlak kuralları, gelenek-görenek ve ortak duygularının tamamına verilen addır. Kültür, dil aracılığı ile gelişir ve zenginleşir. Kültürün gelişmesi ve zenginleşmesi dilin gelişmesi anlamına gelmektedir. Yine aynı şekilde dil, kültürü sonraki nesillere aktaran en önemli araçlardan biridir.
Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre ise, kültür (ekin, eski dilde hars) kavramının tanımı şu şekildedir: “Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü.“
Bir toplumun tarihsel süreç içinde ürettiği ve kuşaktan kuşağa aktardığı her türlü maddi ve manevi özelliklerin bütününe kültür denir. Kültür, bir toplumun kimliğini oluşturur, onu diğer toplumlardan farklı kılar. Kültür, toplumun yaşayış ve düşünüş tarzıdır. Kültürün maddi ve manevi öğeleri arasında sürekli bir etkileşim vardır. Birinde meydana gelen bir değişim diğerini de etkiler. Kültür, toplumun doğal çevresinden yani coğrafi koşullardan etkilenir. Örneğin, dağlık bölgelerde yaşayan toplumların kültürüyle verimli ovalarda yaşayan toplumların kültürü birbirinden farklıdır.
İnsan toplumuna özgü bilgi, inanç ve davranışlar büyünü ile bu bütünün parçası olan maddi nesneler.Toplumsal yaşamın dil, düşünce, gelenek, işaret sistemleri, kurumlar, yasalar, aletler, teknikler, sanat yapıtları gibi her türlü maddi ve tinsel ürününü kapsamına alır. İnsanoğlunun biyolojik olarak değil de sosyal olarak kuşaktan kuşağa aktardığı maddi ve maddi olmayan ürünler bütünü.
Günlük dilde “kültürlü olmak” bilgili, görgülü, incelikli olmak anlamına gelir. Kültürlü kişi uygarlığın nimetlerinden bilinçli olarak yararlanan, eğitimli kişidir.
Kültür terimini günümüzdeki anlamına yakın bir şekilde ilk kez 17. yüzyılda Samuel von Pufendorf kullanmıştır.Ona göre kültür doğaya karşıt olan ve belli bir toplumsal bağlam içinde ortaya çıkan tüm insan eserleridir.
Alman filozof Immanuel Kant kültürü insanın mantıksal özünden dolayı özgürce hayata geçirebileceği amaçların, ideallerin tümü olarak tanımlamıştır.
Bir başka Alman filozof Herder kültürü bir ulusun, bir halk ya da topluluğun yaşam tarzı olarak yorumlamıştır.
Kültürü tanımlamaya çabalayanlardan bir diğeri de antropolojinin kurucularından Edward Burnett Taylor olmuştur. Ona göre kültür “bilgilerden, inançlardan, sanattan, ahlaktan ve insanın toplumda yaşayan bir varlık olması nedeniyle edindiği bütün öbür yetenekler ve alışkanlıklardan oluşan karmaşık bir bütün” dür.
Antropoloji ve etnoloji bilimleri geliştikçe kültür olgusunun karmaşıklığı daha da belirginleşmiş ve tanımlar da çeşitlenmiştir. ABD’li antropologlar A.L.Kroeber ve Clyde Kluckhohn Kültür Kavramlarına ve Tanımlarına Eleştirel Bir Bakış -1952 adlı çalışmalarında kültürün 164 farklı tanımını verirler. Bunlardan biri olan “öğrenilmiş davranış” yeterli bir tanım değildir çünkü hayvan türlerinin yaşamında da doğal davranışların dışında sonradan edinilmiş ya da öğrenilmiş davranışların payı vardır. Bir başka tanıma göre kültür “zihindeki düşünceler” den oluşur. Bu da yeterli değildir çünkü düşünceler toplumda ancak dilde, eylemde ve yaratılmış ürünlerde cisimlendikleri sürece bir anlam ve işlev kazanırlar.
Kültür, genel olarak iki öğeden oluşur;
- Maddi kültür öğeleri: Yaşam alanları, her türlü araç-gereç, giysiler vb.
- Manevi kültür öğeleri: Dini inançlar, gelenekler ve görenekler, adetler, müzik, normlar, düşünce biçimleri vb.
Kültürün özellikleri
- Kültür görelidir. Yani her toplumun kendine özgü kültürü vardır.
- Kültür tarihseldir. Yani geçmişten günümüze süregelmektedir.
- Kültür insan eseridir. İnsanlar hem kültürü oluştururlar hem de kültürden etkilenirler.
- Kültür durağan değildir. Zaman içinde değişir. Maddi öğeler daha hızlı değişir. Ayrıca her toplumda kültürel değişim hızı birbirinden farklıdır.
Kültürün işlevleri
- Birey davranışlarını yönlendirerek toplumsal düzeni sağlar.
- Topluma kimlik kazandırır. Toplumu diğer toplumlardan farklı kılar.
- Toplumsal dayanışma ve birlik duygusu verir. “Biz bilinci”.
- Toplumsal kişiliğin oluşmasını sağlar. “sosyalleşme”.
Kaynaklar
– Bu madde herhangi bir kaynak içermemektedir. Bu konunun ve ya bir bölümünün size ait olduğunu düşünüyorsanız lütfen bildirimde bulununuz.
– Lütfen güvenilir kaynaklar ekleyerek bu maddenin geliştirilmesine yardımcı olunuz.
– Kaynaksız içerik itiraz konusu olabilir ve kaldırılabilir.










