Kültür emperyalizmi: Emperyalizm, bir ülkenin başka bir ülkenin kaynaklarını sömürmesi demektir. Kültür emperyalizmi, gelişmiş ülkelerin az gelişmiş diğer kültürleri özellikle kitle iletişim araçlarıyla etkilemesi ve kendine benzetmesidir. Kültür emperyalizmi, sömürgeciliği kolaylaştırır. Örnek: Batı kültürü, TV programları ve filmleriyle diğer kültürleri giyim, eğlence ve tüketim alışkanlıkları bakımından kendine benzetmektedir. Böylece Batı, ürettiği ürünlere daha çok pazar bulacaktır.
“Emperyalizm nedir, emperyalizm bir devletin başka bir devleti siyasal, kültürel, ekonomik yönden egemenliği altına almak istemesi, sömürgesi haline getirmesidir. Kültür emperyalizmi, bir toplumun kültürünün diğer bir toplum tarafından doğrudan yada dolaylı olarak tamamen değiştirilmesidir.
Kültür bir milletin özüdür. Milleti millet yapan şeydir. O millete ait olan özelliklerdir kültür. Eğer milletin kültürünü kontrol altına alabilirseniz bu milleti istediğiniz şekilde yönetebilirsiniz. Bir devlet kendi kültürüne sahip çıkamaz ise asimile olurlar diğer devletin egemenliği altına girerler. İşte emperyalist devletlerin amacıda budur. Diğer ülkelerin kültürlerini belli yöntemlerle etkileyerek kendi kültürlerini benimsetmek.
Hiç şüphesiz bu işi en iyi yapan emperyalist devletler ABD, İngiltere ve Fransadır. Tabi emperyalizmin doğusu batısı olmaz. Kültür emperyalizmi için bir çok yöntem var. Giyim, tüketim ve eğlence alanında sahip oldukları güç ve özellikle TV programları, diziler ve filmler kültür emperyalizminde kullanılan en önemli yöntemler. Çünkü bu saydıklarımız kitle iletişiminde ön plandalar. İnternet dünyasını, sanal alemi de unutmamak lazım.
Savaş yaparak bir ülke fetih edilebilir. Ama bunun faturası çok ağır olacaktır. Bunun yerine yukarıda saydığım yöntemler ile devletler egemenlik altına alınabilir ve sömürülebilir. Kültürü değiştirmek için dili de değiştirmek gerekir. Dil, kültürün can damarıdır. Biz dahi bir çok kelimede öz-türkçemizi kullanmıyoruz. Farklı dillerden etkilenerek kendi dilimize gelen kelimeleri kullanıyoruz.
Örneğin; Türkiye’de ki diziler, yarışmalar, eğlence programları, erotik klipler aşırı bir şekilde artmaktadır. Gençler ve çocuklar bu dizilerden, çizgi filmlerden çok etkilenmiyorlar. İzdivaç programlarında tanımadığı insanların ellerine dokunarak tanımaya çalışmalar, kendi geçmişlerini ve kimliklerini ifşa etmeler, kimle neyle ilişkiye girdiğini mahremiyet duygusu gözetmeksizin açıklamalar görebilirsiniz. Kendi kültürümüzü yansıtmayan bu tür TV dizileri ve programları, yabancı olduğumuz kültürleri bize empoze etmektedir.
Bu kültür emperyalizmini sokaklarda da görmek mümkün. Çevrenize baktığınız da dikenli saçları, uzun boyalı tırnakları, dövmeli ve göbeği açık kızları, küpeli erkekleri görebilirsiniz. Konuşmalarını dinlediğiniz de kullanılan kelimelerin yarısının İngilizce olduğunu duyabilirsiniz. Gençlerimiz pop, metal kültürünün etkisine giriyorlar. Garip garip hareketler sergiliyorlar. Kısacası gün geçtikçe tamamen kendi öz kültürümüzden uzaklaşıyoruz.
Kültür emperyalizmi ile kültür etkileşimi arasındaki ince çizgiye dikkat etmek gerekiyor. Tarih kitaplarına baktığımızda biz Türkler eskiden Gök Tanrı’ya inanırmışız. Kimi yerde Türklerin eski dini Şamanizm olarak gösterilir. Türklerin İslamiyeti kabul etmesi, Müslümanlığa geçmesi Arap kültür emperyalizmi olarak görülemez. Ya da farklı dillerin birbirleriyle etkileşimi, bütünüyle kültür emperyalizmi olarak görülmemeli”. (1)
Kaynakça;
1-) http://www.yenidunyaduzeni.net/kultur-emperyalizmi.html – Erişim tarihi: 27/12/2013










