Hantavirüs: 33 Ülkeyi Kapsayan Kriz Kontrol Altına Alındı

DSÖ, MV Hondius gemisinde başlayan hantavirüs salgınının sona erdiğini açıkladı. 13 vaka ve 3 ölümle sınırlı kalan kriz bitti.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), nisan ayında MV Hondius adlı kruvaziyer gemisinde başlayan ve uluslararası düzeyde endişeye yol açan hantavirüs salgınının tamamen sona erdiğini açıkladı. Kurum, son temaslı kişinin de karantina sürecini tamamlayarak yapılan testlerinin negatif sonuç vermesiyle birlikte salgının artık küresel bir risk oluşturmadığını duyurdu.

Salgın sürecinde toplam 13 vaka tespit edilirken, 3 kişi yaşamını yitirdi. Sağlık otoriteleri, vakaların hızla izole edilmesi, temaslıların titizlikle takip edilmesi ve ülkeler arasındaki koordinasyon sayesinde virüsün daha geniş kitlelere yayılmasının önüne geçildiğini belirtti.

DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, düzenlediği basın toplantısında 25 Mayıs’tan bu yana yeni bir hantavirüs vakasının kaydedilmediğini söyledi. Açıklamaya göre salgının kaynağı, Hollanda bayraklı MV Hondius gemisinde Arjantin açıklarında gerçekleştirilen seyahat sırasında tespit edilen Andes varyantı oldu. Bu varyant, hantavirüsün en dikkat çeken türlerinden biri olarak biliniyor. Çünkü diğer hantavirüs türlerinin büyük bölümü yalnızca enfekte kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya tükürüğüyle temas sonucu bulaşırken, Andes varyantı nadir de olsa insandan insana bulaşabilme özelliğine sahip bulunuyor.

Salgının en kritik aşamalarından biri, yolcuların bir bölümünün Saint Helena Adası‘nda gemiden ayrılmasıyla yaşandı. Bunun ardından 33 ülke ve bölgeye dağılan 650’den fazla temaslı kişi uluslararası sağlık ekipleri tarafından tek tek takip edildi. Virüsün uzun kuluçka süresi nedeniyle bazı kişiler için karantina süresi 42 güne kadar uzatıldı. ABD dahil çok sayıda ülkede yürütülen sağlık kontrolleri haziran ayı sonunda tamamlandı ve yeni bir bulaş zincirine rastlanmadı.

Krizin yönetiminde İspanya’nın Tenerife Adası’nda oluşturduğu güvenli tahliye merkezi önemli rol oynadı. Uluslararası sağlık kuruluşları ve ulusal otoriteler arasında kurulan koordinasyon sayesinde hem yolcuların güvenli şekilde tahliyesi sağlandı hem de olası yeni bulaşların önüne geçildi. Uzmanlar, bu sürecin küresel salgın yönetimi açısından başarılı bir örnek oluşturduğunu değerlendiriyor.

DSÖ, salgından elde edilen deneyimlerin gelecekte benzer olaylara karşı hazırlık kapasitesini artıracağını belirterek 21 ülkeyle birlikte hantavirüs tanı yöntemleri, laboratuvar kapasitesi, erken uyarı sistemleri ve tedavi yaklaşımlarını geliştirmeye yönelik yeni bir uluslararası proje başlattığını açıkladı.

Uzmanlar ayrıca, hantavirüsün küresel ölçekte yaygın bir salgın hastalık olmadığını, ancak özellikle kemirgenlerle temasın yoğun olduğu bölgelerde dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor. Erken teşhis, temaslı takibi ve uluslararası iş birliğinin bu olayda olduğu gibi olası yeni salgınların büyümesini önlemede en önemli unsurlar arasında yer aldığı ifade ediliyor.