Kan Hakkında Şaşırtıcı 7 Bilimsel Gerçek

Kan; altın elementi içermesi, 100 bin kilometrelik damar ağında dolaşması ve kemik iliği nakliyle grubu değişebilen büyüleyici bir canlı dokudur.

Kan, vücudumuzun damar ağlarında aralıksız devriye gezen, hayati besinleri ve oksijeni dokulara taşırken atıkları uzaklaştıran kırmızı renkli karmaşık bir sıvıdır. Birçok insan kanı yalnızca temel işlevleriyle, yani kan grupları (A, B, AB, 0) ve oksijen taşıma kapasitesiyle tanır. Oysa biyolojik ve fizyolojik açıdan incelendiğinde, bu sıvı dokunun şaşırtıcı ve bir o kadar da az bilinen bir yapısı vardır. Insan biyolojisinin bu büyüleyici unsurunu daha yakından tanımak için kan hakkında az bilinen en ilginç 7 gerçeği kapsamlı bir şekilde inceleyelim.

1. Damar Ağımız Dünyayı İki Kez Dolanacak Kadar Uzundur

Vücudumuzdaki kanın hareket ettiği damar sistemi, mikro düzeydeki kılcal damarlardan ana atardamarlara kadar uzanan devasa bir ağdır. Yetişkin bir insanın vücudunda ortalama 4,5 ila 5,5 litre kan bulunur. Bu miktar, toplam vücut ağırlığının yaklaşık %7 ila %8’ine denk gelir. Ancak asıl inanılmaz olan, bu kanın dolaştığı damarların toplam uzunluğudur.

İnsan vücudundaki tüm kılcal damarlar, toplardamarlar ve atardamarlar uç uca eklendiğinde yaklaşık 100.000 kilometre uzunluğa ulaşır. Bu uzunluk, Dünya’nın çevresini iki defadan fazla dolaşmaya yetecek bir mesafedir. Kalbimiz, her gün ortalama 7.500 litre kanı bu devasa hat boyunca pompalamak için dinlenmeksizin çalışır. Kan, bu uzun yolculuğu yaparken dokuların en ucundaki hücrelere dahi besin ve oksijen ulaştırmayı başarır.

2. Kanımızda Gerçek Altın Parçacıkları Bulunur

Simyacıların yüzyıllar boyunca aradığı değerli madenler, düşündüğümüzden çok daha yakınımızdadır. İnsan kanı, organizmanın sağlıklı işleyişi için gerekli olan demir, bakır, çinko ve kalsiyum gibi pek çok elementi bünyesinde barındırır. Ancak bu elementlerin yanında, son derece eser miktarda da olsa saf altın yer alır.

Ortalama 70 kilogram ağırlığındaki bir insanın vücudunda yaklaşık 0,2 miligram altın bulunmaktadır. Bu altının çok büyük bir kısmı kan dolaşımında çözünmüş iyonlar ve protein bağları halinde hareket eder. Altın, vücudumuzda eklem sağlığının korunması ve hücreler arası elektrik sinyallerinin iletilmesi gibi hassas süreçlerde biyolojik role sahiptir. Miktar olarak ekonomik bir değer ifade etmese de biyolojik açıdan vücuttaki elementel dengenin ne denli zengin olduğunu gösterir.

3. Tüm Canlıların Kanı Kırmızı Değildir

İnsanlar ve memeliler söz konusu olduğunda kanın rengi parlak veya koyu kırmızıdır. Bunun sebebi, alyuvarlarda bulunan ve oksijen taşımakla görevli olan hemoglobin proteinindeki demir atomlarıdır. Demir, oksijenle bağ kurduğunda ışığı yansıtma biçimi nedeniyle kırmızının tonlarını oluşturur. Fakat doğada durum her zaman böyle değildir.

Evrimsel süreçte farklı çevresel koşullara uyum sağlayan canlılarda son derece sıra dışı kan renkleri ortaya çıkmıştır:

  • Mavi Kan: Ahtapot, kalamar ve yengeç gibi omurgasız canlıların kanında demir yerine bakır temelli hemosiyanin proteini bulunur. Bakır oksitlendiğinde kana mavi bir renk verir.
  • Yeşil Kan: Bazı deniz solucanları ve halkalı solucan türleri, yapısında klorokruorin adı verilen bir pigment barındırır. Bu pigment oksijenlendiğinde kan belirgin bir yeşil renk alır.
  • Mor ve Şeffaf Kan: Deniz iğnesi gibi bazı omurgasızlarda hemeritrin proteinine bağlı olarak mor kan görülürken, Antarktika buz balıklarında hemoglobin bulunmadığı için kan tamamen renksizdir.

4. Vücudumuz Her Saniye Milyonlarca Alyuvarı Yeniler

Kan hücrelerinin ömrü sonsuz değildir. Oksijen taşımaktan sorumlu alyuvarlar (eritrositler), dar kılcal damarlardan geçerken maruz kaldıkları fiziksel baskılar nedeniyle zamanla yıpranırlar. Bir alyuvarın dolaşımdaki ortalama yaşam süresi yaklaşık 120 gündür.

Bu süre dolduğunda, yaşlanmış alyuvarlar dalak ve karaciğerde yıkıma uğrar. Vücudun kan dengesini koruyabilmesi için kemik iliği aralıksız bir üretim sürecine girer. İnsan vücudu her saniye yaklaşık 2 ila 3 milyon yeni alyuvar üretir. Bu durum, mikroskobik düzeyde vücudumuzun her gün devasa bir hücresel yenilenme ve geri dönüşüm operasyonunu başarıyla yürüttüğünü ortaya koyar.

5. Sivrisineklerin Belirli Kan Gruplarına İlgisi Daha Fazladır

Yaz aylarında bazılarımızın sivrisinek ısırıklarından fazlaca muzdarip olmasının arkasında genetik ve biyokimyasal nedenler yatar. Yapılan bilimsel araştırmalar, sivrisineklerin avlarını seçerken salgılanan karbondioksit miktarının yanı sıra kan grubuna da dikkat ettiğini göstermektedir.

Saha ve laboratuvar deneylerinde, Aedes aegypti gibi yaygın sivrisinek türlerinin 0 kan grubuna sahip bireyleri, A veya B kan grubuna sahip kişilere kıyasla belirgin şekilde daha sık tercih ettiği saptanmıştır. İnsanların yaklaşık %85’i kan gruplarını deri yüzeyine salgıladıkları kimyasal sinyallerle dışarıya vurur. Sivrisinekler bu kimyasal izleri takip ederek hedeflerini kolaylıkla tespit edebilirler.

6. Hindistan Cevizi Suyu Acil Durumlarda Kan Plazması Yerine Kullanılmıştır

Kanın sıvı kısmını oluşturan kan plazması; su, proteinler, elektrolitler ve besin maddelerinden meydana gelir. İkinci Dünya Savaşı sırasında ve Pasifik Cephesi’nde yaşanan tıbbi malzeme yetersizliklerinde, doktorlar olağanüstü bir acil durum yöntemine başvurmak zorunda kalmışlardır.

Steril yapısı ve izotonik özellikleri sayesinde taze hindistan cevizi suyu, plazma genişletici ikame sıvı olarak damar yoluyla hastalara verilmiştir. Hindistan cevizi suyunun sodyum, potasyum ve magnezyum dengesi insan kan plazmasına oldukça yakındır. Modern tıpta standart bir tedavi yöntemi olmasa da, aşırı kan kaybının yaşandığı ve serum fizyolojik bulunamayan kritik durumlarda hayat kurtarıcı bir alternatif olarak tarihe geçmiştir.

7. Kan Grubu Değişimi Tıbben Mümkündür

Genel tıbbi bilgi, bir insanın doğduğu kan grubunu ömrünün sonuna kadar koruyacağı yönündedir. Bu kural büyük oranda doğru olsa da belirli özel tıbbi durumlarda kan grubunun değişmesi mümkündür.

Bu durumun en net örneği kemik iliği nakli (kök hücre nakli) operasyonlarında görülür. Örneğin, A rh positif kan grubuna sahip bir lösemi hastasına, B rh positif kan grubuna sahip uyumlu bir bağışçıdan kemik iliği nakledildiğinde; hastanın kendi kemik iliği baskılanır. Zamanla nakledilen yeni kök hücreler kan üretimine başlar ve hastanın kan grubu bağışçının kan grubu olan B rh positif’e dönüşür. Ayrıca son yıllarda yapılan enzim araştırmaları, bağırsak bakterilerinden elde edilen enzimlerle kan torbalarındaki A ve B antijenlerinin temizlenerek kanın genel verici olan 0 grubuna dönüştürülebileceğini göstermiştir.

Sık Sorulan Sorular

1. Kan plazması ile tam kan arasındaki fark nedir? Tam kan, hücreler (alyuvar, akyuvar, kan pulcukları) ve sıvı kısımdan oluşan bütündür. Kan plazması ise kanın şekilli elemanlarından ayrıştırılmış, yaklaşık %90’ı su olan, protein ve mineral içeren sarımsı sıvı kısmıdır.

2. Yetişkin bir insanda ne kadar kan kaybı hayati tehlike oluşturur? Vücuttaki toplam kan hacminin %20’sinden fazlasının (yaklaşık 1 litre) aniden kaybedilmesi hipovolemik şok riskini doğurur. %40 ve üzeri kan kayıpları ise acil müdahale edilmediği takdirde ölümcüldür.

3. Yapay kan teknolojisinde son durum nedir? Hemoglobin bazlı oksijen taşıyıcıları ve kök hücreden sentetik alyuvar üretimi üzerine yoğun çalışmalar sürmektedir. Ancak henüz doğal kanın karmaşık bağışıklık ve pıhtılaşma işlevlerini birebir karşılayan tam teşekküllü yapay kan geliştirilememiştir.

4. Mavi kanlı canlıların oksijen taşıma kapasitesi bizimkinden yüksek midir? Hayır, bakır bazlı hemosiyanin maddesinin oksijen bağlama kapasitesi, demir bazlı hemoglobinden daha düşüktür. Ancak soğuk ve düşük oksijenli derin deniz ortamlarında hemosiyanin daha verimli çalışır.

5. Bir ünite kan bağışı ile kaç insanın hayatı kurtarılabilir? Bağışlanan bir ünite tam kan; eritrosit süspansiyonu, plazma ve trombosit olarak bileşenlerine ayrıştırılabildiği için tek bir bağışla üç farklı hastanın tedavisine katkı sağlanabilir.


İleri Okuma Tavsiyeleri ve Kaynaklar

  • Hoffbrand, A. V., & Steensma, D. P. (2019). Hoffbrand’s Essential Haematology. Wiley-Blackwell. (Temel Hematoloji Rehberi)
  • Türk Hematoloji Derneği (THD). Kan ve Kan Hastalıkları Bilgilendirme Serisi. (thd.org.tr)
  • American Red Cross. Blood Components and Blood Types Research Publications. (redcrossblood.org)