Meta ve YouTube, sosyal medya platformlarını özellikle çocukları ve gençleri bağımlı hale getirecek şekilde tasarladıkları iddiasıyla Kaliforniya’da başlayan tarihi bir davanın merkezinde yer alıyor. Instagram ve YouTube’un algoritmaları, bildirim sistemleri ve içerik önerme yapılarının kullanıcıların ruh sağlığına zarar verdiği öne sürülürken, dava teknoloji şirketlerinin sorumluluk sınırlarını yeniden tanımlayabilecek nitelikte görülüyor.
Davayı açan KGM’yi temsil eden avukat Mark Lanier, müvekkilinin sosyal medya bağımlılığı sonucunda ciddi ruh sağlığı sorunları yaşadığını savundu. Lanier’e göre Meta ve YouTube, platformlarını yalnızca dikkat çekmek için değil, bilinçli olarak bağımlılık yaratacak biçimde inşa etti. Avukat, duruşmada yaptığı açıklamada, “Bu şirketler çocukların beyinlerini bağımlı hale getirmek için tasarlanmış makineler kurdu ve bunu bilerek yaptılar” ifadelerini kullandı. Ayrıca şirketlerin, genç kullanıcıları bu tasarımların olası psikolojik riskleri konusunda yeterince uyarmadığını iddia etti.
Los Angeles’ta görülen dava, çocuklarının sosyal medya kullanımı nedeniyle zarar gördüğünü öne süren ailelerin hukuki argümanlarını ilk kez bu ölçekte test ediyor. Duruşmanın yaklaşık altı hafta sürmesi beklenirken, süreç boyunca ruh sağlığı uzmanları, zarar gördüğü iddia edilen çocukların aile bireyleri ve Meta ile YouTube yöneticileri ifade verecek. Şirketler ise savunmalarında, platformların nasıl kullanıldığına dair nihai sorumluluğun kullanıcı ve ailelere ait olduğunu öne sürüyor.
Davaya ayrı bir ağırlık kazandıran unsurlardan biri de ihbarcı ifadeleri. Jüri, Meta’dan ayrıldıktan sonra çocuklarda sosyal medya bağımlılığına ilişkin iç uyarıların göz ardı edildiğini söyleyen eski çalışanların tanıklıklarını da dinleyecek. Bu ifadelerin, şirketlerin riskleri önceden bilip bilmediği sorusuna ışık tutması bekleniyor. Davanın sonucu, yalnızca bu dosya için değil, ABD genelinde açılmış binlerce benzer dava açısından da emsal teşkil edebilir.
Öte yandan bazı şirketler sürecin dışında kalmayı tercih etti. Snapchat’in ana şirketi Snap ve TikTok, geçtiğimiz ay KGM ile anlaşmaya vararak davadaki sanıklar listesinden çıkarıldı. Buna rağmen Meta ve YouTube’a karşı açılan dava, yaklaşık 100 kişinin salonda izlediği, kamuoyunun yoğun ilgi gösterdiği bir sürece dönüştü. İzleyiciler arasında, çocuklarının algoritmalar, bildirimler ve etkileşim tasarımları nedeniyle ciddi zarar gördüğüne, hatta hayatını kaybettiğine inanan ebeveynler de bulunuyor.
Uzmanlara göre bu dava, sosyal medyanın yalnızca bir iletişim aracı mı yoksa psikolojik etkileri öngörülerek tasarlanmış ticari bir ürün mü olduğu sorusunu yeniden gündeme taşıyor. Eğer mahkeme şirketlerin aleyhine karar verirse, bu durum teknoloji devlerini algoritma şeffaflığı, yaş sınırlamaları ve tasarım sorumluluğu konusunda köklü değişikliklere zorlayabilir.








