İstasyon Sayısı 37 Bini Aştı, Tüketimde Trugo Zirvede
Türkiye’nin elektrikli araç ekosistemi, son iki yılda gösterdiği gelişimle dikkat çekiyor. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) açıkladığı son verilere göre, ülke genelindeki şarj noktası sayısı 36 bin 984’e ulaştı. Elektrikli araç satışlarındaki artışa paralel olarak genişleyen şarj altyapısı, gerek kullanım oranı gerek tüketilen enerji miktarı açısından ciddi bir ivme yakalamış durumda. 2024 yılı başında 12 bin 84 olan şarj noktası sayısının iki yıldan kısa bir sürede üç katın üzerinde artması, Türkiye’nin bu alandaki dönüşüm hızını net şekilde gösteriyor.
Ekim 2025 döneminde Türkiye genelinde toplam 36 bin 361 şarj noktasında 2 milyon 328 binin üzerinde şarj işlemi gerçekleştirildi. Bu işlemler toplamda 2 milyon 134 bin saati aşan bir şarj süresine, 47 bin 429 megavat saatlik elektrik tüketimine karşılık geliyor. Sadece bir ayda gerçekleşen bu tüketim, Türkiye’nin elektrikli mobiliteye geçişte ne kadar yoğun bir kullanım potansiyeline ulaştığını ortaya koyuyor. Ayrıca toplam tüketimin yaklaşık yüzde 61’inin YEK-G belgeli, yani tamamı yenilenebilir enerjiden beslenen yeşil şarj istasyonlarında yapılmış olması, çevresel sürdürülebilirlik açısından da dikkat çekici bir gelişme olarak öne çıkıyor.
Tüketim tarafında şehirler arasında başı İstanbul çekiyor. Ekim ayında tek başına 14 bin 438 megavatlık tüketim yapan İstanbul, toplam tüketimden yüzde 30’un üzerinde pay aldı. Ankara, İzmir ve Bursa ise megavat bazında İstanbul’un ardından gelen diğer yüksek tüketimli şehirler olarak sıralanıyor. Markalar bazında bakıldığında ise Trugo, 11 bin 292 megavat ile en yüksek elektrik tüketimini gerçekleştiren marka oldu. Onu 8 bin 463 megavat ile ZES takip ederken, Eşarj, Astor ve Tesla da en çok kullanılan ilk beş şarj ağı arasında yer aldı.
Türkiye’deki şarj altyapısının niteliği de hızla gelişiyor. 36 bin 984 şarj noktasının 15 bin 857’si DC hızlı şarj, 21 bin 132’si ise AC yavaş şarj birimlerinden oluşuyor. Özellikle uzun yolculuklarda kritik öneme sahip DC hızlı şarj istasyonlarının sayısındaki artış, kullanıcı deneyimini önemli ölçüde iyileştiriyor. Bunun yanında 16 bin 586 noktada yenilenebilir enerji sertifikasına sahip yeşil şarj imkânı bulunması, Türkiye’nin karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik hedefleri açısından oldukça stratejik bir adım.
Tüm şarj noktalarının konumu, ücretlendirmesi, müsaitlik durumu ve teknik özelliklerinin EPDK’nın geliştirdiği Şarj@TR uygulaması üzerinden anlık olarak görüntülenebiliyor olması da kullanıcılar için önemli bir avantaj sağlıyor. Böylece sürücüler, rotalarına göre en uygun şarj noktasını seçebiliyor ve bekleme sürelerini minimize edebiliyor. Altyapıdaki bu şeffaf ve teknolojik yaklaşım, sektörde rekabeti artırarak daha kaliteli hizmet sunulmasını destekliyor.
Elektrikli araç pazarının büyüme hızı göz önüne alındığında Türkiye’nin şarj altyapısı gelecekte çok daha kritik bir rol üstlenecek. Mevcut yatırımların artarak devam etmesi, şehirler arası güvenli ve kesintisiz elektrikli araç kullanımını daha da yaygınlaştıracak. Hükümetin ve özel sektörün bu alana yaptığı yatırımlar, ülkedeki enerji dönüşümünün önemli bir parçası olarak öne çıkmaya devam ediyor. Türkiye’nin bu ivmeyi sürdürmesi durumunda, Avrupa’nın en hızlı büyüyen şarj altyapılarından birine sahip olması kaçınılmaz görünüyor.










