Orman Genel Müdürlüğü (OGM) tarafından yürütülen çalışmalar sonucunda Türkiye genelindeki ekoturizm alanlarının sayısı kasım ayı itibarıyla 136’ya ulaştı. Doğal hayatla uyumlu, sürdürülebilir turizm yaklaşımının bir sonucu olarak oluşturulan bu alanlar hem kırsal kalkınmayı destekliyor hem de ülke ekonomisine yıllık yaklaşık 2 milyar liralık katkı sunuyor. Artan ilgiyle birlikte ekoturizm rotalarına gelen ziyaretçi sayısı da 5 milyona yükselmiş durumda.
Türkiye’de ekoturizme yönelik çalışmalar 2021-2025 yıllarını kapsayan Ekoturizm Eylem Planı doğrultusunda yürütülüyor. Bu plan kapsamında ormanların sağlık, estetik ve rekreasyon yönlerinden daha fazla faydalanılmasını sağlamak, doğal ve kültürel zenginlikleri koruyarak turizme kazandırmak hedefleniyor. Planlama süreçlerinde yalnızca doğal güzellikler değil, bu alanların içindeki orman köyleri de rotalara dahil ediliyor. Böylece yerel halkın ekonomik hayatına doğrudan katkı sunuluyor.
Ekoturizm alanlarının oluşturulmaya başlandığı 2017’den bu yana sayının hızla artması, Türkiye’nin sürdürülebilir turizm potansiyelini etkin şekilde değerlendirdiğini gösteriyor. 2024-2028 yıllarını kapsayan 12’nci Kalkınma Planı sonunda ekoturizm alanı sayısının 200’e çıkarılması planlanıyor. Bu çerçevede en fazla alana sahip şehirlerin başında 8 ekoturizm alanıyla Artvin geliyor. Balıkesir, Bolu, Çanakkale ve Eskişehir’de beşer ekoturizm alanı bulunurken Ankara, Antalya, Denizli, İstanbul, İzmir, Konya ve Mersin dörder alanla öne çıkıyor. Şu anda Türkiye’nin 58 ilinde ekoturizm rotaları vatandaşların kullanımına açık durumda.
OGM, ekoturizmin yaygınlaştırılması için tanıtım çalışmalarına da büyük önem veriyor. Sosyal medya, televizyon yayınları, kamu spotları, turizm iş birlikleri ve yerel tanıtım programlarıyla bu alanlara yönelimin artırılması amaçlanıyor. Tanıtım faaliyetlerinin etkisiyle ekoturizm rotalarındaki hareketliliğin önümüzdeki yıllarda daha da artması bekleniyor.
Ekoturizm çalışmalarının yanı sıra Türkiye genelinde orman parklarının da sayısı hızla büyüdü. 2002’de yalnızca 92 olan orman parkı sayısı, 2025 itibarıyla 1954’e ulaştı. Bu parkların 348’i konaklama imkânı sunarken 1606’sı günübirlik rekreasyon alanı olarak hizmet veriyor. Orman parkları, spor, kampçılık, yürüyüş, fotoğrafçılık gibi pek çok aktiviteye olanak sağlayarak doğayla iç içe yaşam deneyimi sunuyor.
Orman parkları yalnızca sosyal yaşam açısından değil, ekonomik açıdan da önemli bir potansiyele sahip. Bu alanlarda yaklaşık 50 bin kişi istihdam ediliyor ve parkların ülke ekonomisine yıllık katkısı 12 milyar lirayı buluyor. Ayrıca yıllık ortalama ziyaretçi sayısı 45 milyon gibi dikkat çekici bir seviyeye ulaşmış durumda.
Vatandaşların ekoturizm alanlarına ve orman parklarına kolay erişim sağlaması için OGM tarafından “Benim Ormanım” adlı mobil uygulama geliştirildi. Bu uygulama sayesinde ziyaretçilerin gidecekleri alan hakkında detaylı bilgi alması, hava durumu, rota tarifleri ve yapılabilecek aktiviteleri öğrenmesi mümkün oluyor. Uygulama, doğa severler için rehber niteliğinde bir dijital harita görevi görüyor.
Türkiye’nin sahip olduğu doğal zenginliklerin doğru planlama ve sürdürülebilir yaklaşımlarla değerlendiriliyor olması, ülkenin turizm çeşitliliğini artırıyor. Ekoturizm ve orman parklarının sayısındaki hızlı artış, hem çevresel bilinç hem de ekonomik sürdürülebilirlik açısından önemli bir örnek oluşturuyor. Doğaya zarar vermeden turizmi büyütme hedefi doğrultusunda atılan bu adımlar, kırsal bölgelerin kalkınmasına katkı sağlayarak Türkiye’nin yeşil turizm vizyonunu güçlendiriyor.









