Aşı Otizme Neden Olur mu?

Aşılar otizme neden olmaz; bilimsel veriler bunu net biçimde doğrular, aşı yaptırmak çocukları korur.

Aşılar ile otizm arasındaki ilişki, son yirmi yılda halk sağlığı alanında en çok tartışılan konulardan biri oldu. Birçok ebeveyn, çocuğunun gelişiminde bir gerileme fark ettiğinde ya da otizm tanısı aldığında nedenini aramaya başlıyor ve bu arayış çoğu zaman aşılara yöneliyor. Bu makalede söz konusu iddianın nereden çıktığı, bilimsel olarak neden geçersiz olduğu ve otizmin gerçekte nasıl ortaya çıktığı ele alınıyor. Kısa cevap şudur: Bilimsel kanıtlar, aşıların otizme neden olmadığını açık biçimde gösteriyor.

İddianın Kökeni: 1998 Tarihli Makale

Aşı ve otizm tartışması, 1998 yılında İngiliz doktor Andrew Wakefield ile ekibinin The Lancet dergisinde yayımladığı küçük bir çalışmayla başladı. Yalnızca on iki çocuğu kapsayan bu çalışma, kızamık, kabakulak ve kızamıkçık aşısı olan KKK aşısı ile otizm ve bağırsak sorunları arasında bir bağlantı olabileceğini ileri sürüyordu. Örneklem son derece küçüktü, kontrol grubu yoktu ve çalışmada kullanılan veriler sonradan sorgulanır hale geldi.

Gazeteci Brian Deer’in yürüttüğü araştırmalar ve ardından gelen resmi incelemeler, çalışmada ciddi etik ihlaller ve veri manipülasyonu bulunduğunu ortaya koydu. Wakefield’in aşı karşıtı bir dava sürecinde hukuk bürolarından ücret aldığı da ortaya çıktı. Bunun üzerine The Lancet makaleyi 2010 yılında tamamen geri çekti, Wakefield ise İngiltere Genel Tıp Konseyi tarafından tıp mesleğini icra etme hakkını kaybetti. Ancak makalenin yarattığı güvensizlik, geri çekilmesine rağmen yıllarca etkisini sürdürdü.

Bilimsel Araştırmalar Ne Söylüyor?

Wakefield’in iddiasının ardından dünyanın dört bir yanında çok sayıda büyük ölçekli araştırma yapıldı. Danimarka’da yarım milyondan fazla çocuğu kapsayan bir kohort çalışması, aşılanan ve aşılanmayan çocuklar arasında otizm riski bakımından fark bulmadı. Japonya, Birleşik Krallık, Amerika Birleşik Devletleri ve Finlandiya gibi ülkelerde yapılan benzer çalışmalar da aynı sonuca ulaştı.

Yüz binlerce hatta milyonlarca çocuğun verisini inceleyen meta-analizler, aşı yaptırmanın otizm riskini artırmadığını tekrar tekrar doğruladı. 2019’da Danimarka’da yaklaşık 650 bin çocuk üzerinde yapılan geniş bir çalışma, KKK aşısının otizm riskini artırmadığını, hatta otizm açısından yüksek riskli gruplarda bile bir fark yaratmadığını gösterdi. Dünya Sağlık Örgütü, Amerikan Pediatri Akademisi ve Türkiye’deki ilgili sağlık otoriteleri de aynı görüşü paylaşıyor.

Thimerosal ve Alüminyum Kaygıları

Tartışmanın ikinci büyük başlığı, bazı aşılarda koruyucu olarak kullanılan thimerosal adlı etil cıva içeren bileşik oldu. Cıvanın nörolojik toksisitesi bilindiği için kaygı anlaşılabilir bir şeydi. Ancak thimerosal içeren aşıların kullanımının azaltıldığı veya bırakıldığı ülkelerde otizm görülme sıklığı düşmedi, aksine tanı oranları artmaya devam etti. Bu durum, iki olgu arasında nedensel bir ilişki bulunmadığını destekleyen güçlü bir kanıttır. Üstelik KKK aşısı hiçbir dönemde thimerosal içermemiştir.

Aşılarda adjuvan olarak kullanılan alüminyum tuzları için de benzer incelemeler yapılmıştır. Bu bileşiklerin miktarı, bir bebeğin anne sütü ve beslenme yoluyla aldığı alüminyum miktarının oldukça altındadır ve otizmle ilişkisi gösterilememiştir.

Otizm Neden Daha Sık Teşhis Ediliyor?

Otizm tanısı alan çocuk sayısının zaman içinde artması, aşı iddiasını güçlü gösteren etkenlerden biri gibi algılanıyor. Oysa bu artışın önemli bölümü, tanı ölçütlerinin genişlemesi, farkındalığın artması ve tarama programlarının yaygınlaşmasıyla açıklanıyor. Eskiden farklı etiketlerle anılan ya da hiç tanı almayan birçok kişi bugün otizm spektrumu kapsamında değerlendiriliyor. Aşı takvimiyle otizm belirtilerinin ilk fark edildiği dönemin çakışması da yanıltıcı bir görünüm yaratıyor.

Otizm belirtileri çoğunlukla yaşamın ilk iki yılında belirginleşir. Aşı takvimindeki birçok doz da aynı döneme denk gelir. İki olayın aynı zaman diliminde görülmesi, birinin diğerine yol açtığı anlamına gelmez. Bu mantık hatası bilimde korelasyon ile nedensellik karışıklığı olarak bilinir.

Otizmin Gerçek Nedenleri

Otizm spektrum bozukluğu, güncel bilimsel anlayışa göre güçlü genetik temelli bir nörogelişimsel durumdur. İkiz çalışmaları, kalıtılabilirliğin yüksek olduğunu gösteriyor. Yüzlerce genin katkıda bulunabileceği düşünülüyor. Bunun yanında ileri ebeveyn yaşı, prematürite, gebelik dönemindeki bazı maternal durumlar ve doğum öncesi çevresel etkenler gibi risk faktörleri araştırılıyor.

Önemli bir nokta, beyin gelişimindeki farklılıkların doğum öncesi dönemde başladığına dair kanıtların bulunmasıdır. Bu da otizmin doğumdan sonra uygulanan bir aşı nedeniyle ortaya çıkmadığını destekler. Bilim insanları hâlâ tüm ayrıntıları çözmeye çalışıyor, ancak aşılar bu denklemin dışında kalıyor.

Aşı Reddinin Gerçek Bedeli

Aşı güvenliği konusundaki yanlış inançların sonuçları teorik değildir. Aşılama oranlarının düştüğü bölgelerde kızamık gibi bulaşıcı hastalıklar yeniden ortaya çıkmıştır. Kızamık; zatürre, beyin iltihabı ve ölüme yol açabilen ciddi bir hastalıktır. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre aşılar, her yıl milyonlarca ölümün önlenmesini sağlıyor. Aşılamanın bırakılması, otizmi önlemez, yalnızca çocukları önlenebilir hastalıklara karşı korumasız bırakır.

Ebeveynler Ne Yapmalı?

Çocuğunun gelişimiyle ilgili endişesi olan ebeveynlerin en doğru adımı, bir çocuk doktoruna ya da çocuk gelişimi uzmanına başvurmaktır. Erken tanı ve erken eğitim, otizmli çocukların gelişiminde belirleyici rol oynar. Aşı konusundaki sorular için güvenilir kaynaklar çocuk hekimleri, aile sağlığı merkezleri ve Sağlık Bakanlığı’nın resmi yayınlarıdır. Sosyal medyadaki doğrulanmamış paylaşımlar yerine bilimsel kanıta dayalı bilgiye başvurmak, hem çocuğun hem toplumun sağlığı açısından önem taşır.

Sık Sorulan Sorular

1. Aşılar otizme neden olur mu?

Hayır. Yüz binlerce çocuğu kapsayan çok sayıda araştırma ve meta-analiz, aşılar ile otizm arasında nedensel bir ilişki bulunmadığını göstermiştir.

2. Wakefield’in makalesi neden geri çekildi?

Çalışmada etik ihlaller, veri manipülasyonu ve çıkar çatışması tespit edildi. The Lancet makaleyi 2010 yılında resmen geri çekti ve Wakefield tıp mesleğini icra etme hakkını kaybetti.

3. Thimerosal otizme yol açar mı?

Hayır. Thimerosal kullanımı azaltılan ülkelerde otizm tanı oranları düşmedi. Ayrıca KKK aşısı hiçbir zaman thimerosal içermemiştir.

4. Otizm tanısı neden eskisinden daha fazla konuyor?

Tanı ölçütlerinin genişlemesi, toplumsal farkındalığın artması ve tarama yöntemlerinin gelişmesi, tanı sayısındaki artışın başlıca nedenleri arasında gösteriliyor.

5. Otizmin asıl nedenleri nelerdir?

Otizm büyük ölçüde genetik temelli bir nörogelişimsel durumdur. Doğum öncesi dönemdeki gelişimsel ve çevresel etkenler de araştırılan risk faktörleri arasındadır.


İleri Okuma Önerileri

  1. Dünya Sağlık Örgütü, Aşı Güvenliği ve Otizm hakkındaki bilgi notları (who.int)
  2. Hviid ve ark., Measles, Mumps, Rubella Vaccination and Autism: A Nationwide Cohort Study, Annals of Internal Medicine, 2019
  3. Paul Offit, Autism’s False Prophets, Columbia University Press, 2008