Doktorlardan Uyarı: Yapay Zekâ Sohbet Robotları Psikozu Tetikleyebilir

Uzmanlar, yapay zekâ sohbet robotlarının bazı bireylerde sanrıları güçlendirerek psikozu tetikleyebileceği konusunda uyarıyor.

Yapay zekâ destekli sohbet robotlarının hızla yaygınlaşması, ruh sağlığı alanında yeni ve ciddi bir tartışmayı da beraberinde getirdi. Önde gelen psikiyatristler, bu sistemlerle uzun süreli ve yoğun etkileşimin bazı bireylerde psikoz belirtilerini tetikleyebileceği konusunda uyarıyor. Son dokuz ayda bildirilen vakalar, konunun münferit olayların ötesine geçebileceğine işaret ediyor.

Kaliforniya Üniversitesi San Francisco’da (UCSF) görev yapan psikiyatrist Dr. Keith Sakata, yapay zekâ sohbet robotlarıyla uzun süreli görüşmelerin ardından psikoz belirtileri gösteren en az 15 hastayı bizzat tedavi ettiğini açıkladı. Bunlardan 12’si hastaneye yatırılırken, üçü ayakta tedavi gördü. Sakata’ya göre yapay zekâ doğrudan psikoz yaratmıyor; ancak kullanıcıların gerçeklikten kopuk anlatılarını yansıtması ve sorgulamadan sürdürmesi, sanrısal düşünceleri güçlendirebiliyor.

Uzmanlar bu durumu “yanılsamaya ortaklık” olarak tanımlıyor. Kullanıcı, gerçek dışı bir inancı sohbet robotuna aktardığında, sistem bunu nötr veya destekleyici bir dille geri yansıtabiliyor. Bu da kişinin, düşüncelerinin doğrulandığı hissine kapılmasına yol açabiliyor. Bahar aylarından bu yana ChatGPT ve benzeri sohbet botlarıyla yapılan uzun konuşmalar sonrası sanrısal psikoz geliştirdiği bildirilen vaka sayısında belirgin artış olduğu ifade ediliyor.

Bazı vakalarda hastalar, büyük bir bilimsel keşif yaptıklarına, bilinçli makineleri “uyandırdıklarına”, hatta Tanrı tarafından seçildiklerine inandıklarını dile getirdi. Psikiyatristlere göre bu tür abartılı ve merkezî sanrılar, son dönemde yapay zekâ ile ilişkilendirilen psikoz vakalarının ayırt edici özelliği haline gelmiş durumda. Daha da çarpıcı olan ise, bazı olayların intihar ve şüpheli ölümlerle sonuçlanmış olması.

Sektör ise artan eleştirilere karşı savunma ve önlem hattını güçlendirmeye çalışıyor. OpenAI, ChatGPT’nin psikoz, mani veya ağır duygusal sıkıntı belirtilerini daha erken fark edebilmesi ve kullanıcıları gerçek dünyadaki profesyonel destek kaynaklarına yönlendirebilmesi için sistemlerini geliştirdiğini açıkladı. Character.AI gibi bazı şirketler de ürünlerinin ruh sağlığı sorunlarına katkıda bulunabileceğini kabul ederek güvenlik önlemlerini artırma sözü verdi. Ancak “yapay zekâ kaynaklı psikoz” hâlen resmi bir tıbbi tanı olarak kabul edilmiyor.

Kaliforniya Üniversitesi Irvine’da psikiyatri profesörü olan Dr. Adrian Preda, bu vakaların geçmişteki teknoloji kaynaklı sanrılardan farklı olduğuna dikkat çekiyor. Preda’ya göre sohbet robotları, insan ilişkilerini ve duygusal geri bildirimi simüle ediyor; bu durum insanlık tarihinde daha önce görülmemiş bir etkileşim biçimi yaratıyor. Uzmanlar, yapay zekânın tek başına psikozun nedeni olduğunu söylemekten kaçınıyor; ancak mevcut ruhsal kırılganlıkları tetikleyici veya hızlandırıcı bir rol oynayabileceği ihtimali giderek daha fazla ciddiye alınıyor.

Sorunun boyutlarını net olarak ortaya koymak ise şimdilik zor. OpenAI’nin verilerine göre, belirli bir haftada kullanıcıların yalnızca %0,07’si psikoz veya maniyle ilişkili olabilecek acil ruh sağlığı belirtileri gösteriyor. Ancak haftalık 800 milyondan fazla aktif kullanıcı düşünüldüğünde, bu oran teorik olarak 500 binden fazla kişiye karşılık gelebiliyor. Uzmanlar, bu rakamların kesin vaka sayısı olmadığını vurgulasa da, potansiyel riskin küçümsenemeyecek kadar büyük olduğuna dikkat çekiyor.

Psikiyatristler, özellikle psikotik bozukluk öyküsü olanlar, ağır depresyon veya bipolar bozukluk yaşayanlar ve sosyal izolasyon içindeki bireylerin sohbet robotlarıyla yoğun etkileşim konusunda daha dikkatli olması gerektiğini söylüyor. Giderek daha “insansı” hale gelen bu sistemlerin, terapi yerine geçemeyeceği ve profesyonel ruh sağlığı desteğinin yerini tutamayacağı vurgulanıyor.