Yapay Zekâ Güvenlik Enstitüsü’nün (AISI) yayımladığı yeni bir rapor, İngiltere’de yapay zekânın kullanımına dair dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Araştırmaya göre İngiliz vatandaşlarının yaklaşık üçte biri, duygusal destek almak, yalnızlık hissini azaltmak, arkadaşlık kurmak ya da sadece konuşacak birini bulmak için ChatGPT, Gemini, Grok, Meta AI ve Alexa gibi yapay zekâ araçlarını kullanıyor. Bu oran, yapay zekânın artık yalnızca bilgi edinme veya görev tamamlama aracı olmaktan çıkıp, insanların duygusal yaşamlarına da temas ettiğini gösteriyor.
Raporda öne çıkan bir diğer veri ise kullanım sıklığıyla ilgili. Ankete katılanların yüzde 4’ü, yapay zekâyı her gün duygusal amaçlarla kullandığını belirtiyor. Bu durum, yapay zekâ asistanlarının bazı kullanıcılar için günlük rutinin doğal bir parçası haline geldiğine işaret ediyor. Uzmanlar, bu eğilimin özellikle yalnız yaşayanlar, sosyal çevresi sınırlı olanlar veya yoğun stres altında bulunan bireyler arasında daha yaygın olabileceğini değerlendiriyor.
AISI uzmanları, bu gelişmenin hem olumlu hem de riskli yönleri olduğuna dikkat çekiyor. Yapay zekâ araçlarının insanlara kendilerini ifade edebilecekleri güvenli bir alan sunabildiği, anlık rahatlama ve destek hissi sağlayabildiği belirtiliyor. Ancak aynı rapor, insanların duygusal ihtiyaçlarını giderek daha fazla yapay zekâya yönlendirmesinin uzun vadeli etkilerinin yeterince anlaşılmadığını vurguluyor.
Bu uyarıların arkasında, özellikle ABD’de yaşanan ve bir gencin ölümünden önce yoğun şekilde bir yapay zekâ sistemiyle iletişim kurduğu bildirilen vaka bulunuyor. Bu olay, yapay zekâ ile kurulan duygusal bağların sınırlarının ve olası sonuçlarının daha ciddiyetle ele alınması gerektiğini gündeme getirdi. AISI, insanların yapay zekâyı duygusal destek için nasıl ve ne ölçüde kullandıklarının daha kapsamlı araştırmalarla incelenmesi gerektiğini savunuyor.
Raporda ayrıca yapay zekâ sistemlerinin hızla geliştiğine de dikkat çekiliyor. Bazı alanlarda insan uzmanları geride bırakabilen bu sistemlerin, aynı zamanda kendi kendini kopyalama, yanlış yönlendirme ve kötüye kullanım gibi güvenlik risklerini de beraberinde getirdiği ifade ediliyor. Uzmanlara göre, duygusal bağ kurulan yapay zekâların hatalı yönlendirmeleri veya aşırı güven ilişkisi oluşturması, özellikle kırılgan bireyler için ciddi sonuçlar doğurabilir.
Araştırmanın genel değerlendirmesi, yapay zekânın insan hayatındaki rolünün derinleştiğini açıkça ortaya koyuyor. İnsanlar bağlantı kurmak ve destek bulmak için yapay zekâya daha fazla güvendikçe, bu teknolojilerin sunduğu faydalar kadar potansiyel risklerin de sürekli olarak izlenmesi ve denetlenmesi gerektiği vurgulanıyor. Uzmanlar, yapay zekânın insan ilişkilerinin yerini alacak bir araç olarak değil, gerektiğinde destekleyici bir yardımcı olarak konumlandırılmasının önemine dikkat çekiyor.










